Sayfalar

28 Ağustos 2011 Pazar

Manu 8-2 Arsenal

Bir tarafta Premier Ligin geçen seneki şampiyonu ve Şampiyonlar ligi finalisti Manu, diğer tarafta ise 2006'dan beri tek bir kupa dahi alamamış Arsenal. Buna rağmen Manu kadrosunu yetersiz görmüş ve Ashley Young ile De Gea gibi transferler yapmışken Arsenal Gervinho dışında önemli bir transfer yapmadığı gibi en önemli oyuncuları Fabregas, Clichy ve Nasri'yi de satmış durumda.
Maça Manu şu diziliş ile başlarken;

De Gea

Smalling Jones Evans Evra

Cleverley Anderson

Nani A. Young

Rooney

Welbeck

Arsenal şu diziliş ile sahaya çıktı:

Szczesny

Jenkinson Djourou Koscielny Traore

Coquelin Ramsey

Walcott Rosicky Arshavin

Van Persie

Görüldüğü üzere her iki takımın ilk onbirleri arasında dağlar kadar fark var. Yedekler ise şöyleydi:

Manu: Arsenal:
-Lindegaard -Fabianski
-Ferdnand -Miquel
-Fabio da Silva -Chamberlain
-Giggs -Lansbury
-Park -Özyakup
-Berbatov -Chamakh
-Hernandez -Sunu

Yedekler hakkında isehiç konuşmaya gerek yok. Bir tarafta adını sanını duymadığımız bir sürü çoluk çoçuk, diğer tarafta ise Premier Ligin geçen seneki gol kralı Berbatov, ilk geldiği sene 20 gol atan Hernandez ve yıllanmış şarap Giggs. Aslında kadroları inceleyince maç skoruna hiç şaşırılmıyor. Arsene Wenger Nasri ve Fabregas'tan gelen bonservis paralarını ne yapacak çok merak ediyorum. Tek emin olduğum konu Arsenal'in bu kadro yapısı ile ilk 6'ya girmesi çok zor.

Bugüne kadar Premier Ligde alınan en faklı galibiyetler ise şöyleydi
  • Man Utd 9-0 Ipswich - Mar 95
  • Tottenham 9-1 Wigan Nov 09
  • Chelsea 8-0 Wigan - May 10
  • Newcastle 8-0 Sheff Wed - Sep 99
  • Nottm For 1-8 Man Utd - Feb 99
  • Chelsea 7-0 Stoke Apr 10
  • Arsenal 7-0 Everton May 05
  • Blackburn 7-0 Nottm Forest Nov 95
  • Man Utd 7-0 Barnsley Oct 97
  • Arsenal 7-0 Middlesbrough 06




6 Şubat 2011 Pazar

Olağanüstü Dönüş II Newcastle U. 4-4 Arsenal


ilk 25 dakikada 0-4 olan maç son 20 dakikada 4-4'e geliyor. Premier Lig tarihinde böyle bir maç var mı bilmiyorum... Newcastle hafta içi Andy Carroll ile Liverpool'a attığı kazıktan sonra Arsenal'e de saha içinde bir kazık attı. Arsenal'in bu kaçıncı skoru tutamayışı cidden bilmiyorum. Bu maçtan sonra zaten az olan Arsenal'in şampiyonluk ihtimali bana göre artık iyice tükenmiştir. Hem de Manchester'ın ilk mağlubiyetini aldığı haftada...

20 Haziran 2010 Pazar

Anelka Kovuldu


Domenech'in saçmalıklarına Meksika maçının devre arasında artık daha fazla dayanamayan Anelka Fransız hocaya küfretmiş ve bu olaydan sonra kamptan uzaklaştırıldı. Ki bana göre sonuna kadar haklı çünkü bir hoca ancak bu kadar çapsız ve beceriksiz olabilir. Meksika maçında gole ihtiyaç duyulurken bir insan hangi akla hizmet Anelka'yı oyundan çıkarıp Gignac'ı oyuna alır anlamak mümkün değil. Gourcouff'un oynatılmamasına ise değinmiyorum bile...

18 Haziran 2010 Cuma

Dünya Kupası II Yedinci Gün


Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste diye atalar boşuna söylememiş. İrlanda'yı Henry'nin eliyle haksız bir şekilde geçen Fransa çapsız hocası Domenech'in de katkılarıyla Dünya Kupasından elenmek üzere. Dünkü maçta hangi akla hizmet Gourcouff'u ilk 11'de oynatmadı anlamak mümkün değil. Bu kadar kaliteli bir kadro ancak bu kadar perişan edilebilir herhalde. Meksika'da Dos Santos'un oyununu izleyen Galatasaray yöneticileri ise acabe ne hissediyorlardır???
Arjantin-G.Kore maçında ise Higuain hatrick yaparak beni utandırdı. En başından beri ilk 11'de oynaması gereken kişi olarak Milito'yu görüyordum ama Higuain dün bana güzel bir cevap verdi. Ama maçı koparan kişi yine de Messi'ydi. Her ne kadar Arjantin rahat bir galibiyet almış olsa da ben yine de zorlu rakiplerle karşılaştığında bu defans ve orta saha hattı ile işinin çok zor olduğunu düşünüyorum.
Nijerya-Yunanistan maçının sonucunu ise 39. dakikada saçma sapan bir şekilde kırmızı kart gören Kaita belirledi...

17 Haziran 2010 Perşembe

Halkın İçin Ağlamak


Bir insan Brezilya Milli Takımına karşı hem de Dünya Kupasında forma giymeden önce seramonide niye böyle hüngür hüngür ağlar hiç düşündünüz mü? Eğer aileniz sizi Brezilya'ya karşı oynarken izleyemeyecekse ya da ailenizi bırakın bütün ülkenizin halkı izleyemeyecekse böyle ağlanabilir... Şu foto diktatörlüğün ne kadar kötü bir yönetim sistemi olduğunun en iyi göstergesidir... Dünya Kupasının tartışmasız şu ana kadar en acıklı fotoğrafı...

16 Haziran 2010 Çarşamba

Dünya Kupası II Altıncı Gün


Turnuvanın en büyük sürprizi 6. günde gerçekleşti. Ben İsviçreliler'in bile İspanya'yı yenebileceklerini düşündüklerini zannetmiyorum. Nasıl oldu da bu kadar sakata sahip bir takım Avrupa Şampiyonunu yendi aklım almıyor. Buna haddini bilerek oynama da denilebilir. İspanya'da ise Iniesta hala ritmini bulabilmiş değil. Bousqets ise Barca'da olduğu gibi burada da zayıf halka durumunda. Açıkçası İspanya benim favori takımımdı ama hayal kırıklığına uğrattılar beni.
Uruguay ise G. Afrika karşısında hak ettiği bir galibiyet aldı. Zaten Dünya Kupası başlamadan yaptığım değerlendirmede Uruguay'ın sürpriz yapabilecek takımların başında geldiğini savunmuştum ancak Fransa karşısında oynanan kötü futbol kafamda soru işaretlerine neden olmuştu. Dünkü futbol ile kafamdaki bu soru işaretleri dağıldı. Forlan'ı ise takdir etmemek mümkün değil. İnanılma iyi oynuyor ve tam bir lider gibi.
Şili-Honduras maçını izleyemediğim için yorum yapamayacağım ama okuduklarıma göre Şili çok iyi oynamış ve skor çok daha farklı olmalıymış...

15 Haziran 2010 Salı

Dünya Kupası II Beşinci Gün


Dünya Kupasında destekleyeceğim takımı en sonunda buldum: Kuzey Kore. Dün Brezilya'ya karşı ellerinden geleni yaptılar. Hatta 89. dakikada attıkları golle de bizi ümitlendirdiler ama olmadı. Kendisini dünyaya bu kadar kaptmış bir ülkeden bu mücadeleyi ve oyunu beklemiyordum. Özellikle santraforları Tae-Se Jong'u çok beğendim ama oyuna biraz da zekasını eklemeli. Brezilya ise 4-2-3-1 dizilişi ile oynadı ama zorlu rakiplere karşı bu sistemle işleri oldukça zor.
Fildişi-Portekiz maçında beklediğim gibi beraberlikle bitti. Ancak bana göre artık ikincilik için avantaj Portekiz'de çünkü son maçta Brezilya ile karşılaşacaklar. Gönlüm ise tabi ki Fildişi'nin yanında.
Slovakya ise hak etmediği bir beraberlik aldı. 90 dakika boyunca üstün oynadılar ancak ne demiş atalar: atamayana atarlar... Aynen dünkü maçtada bu karar işledi.